Side Antik Kenti’nde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, yaklaşık 390 metre uzunluğundaki önemli bir caddenin gizemlerini gün ışığına çıkardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, Roma Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a uzanan mimari dönüşümler detaylı bir şekilde incelendi. Bu kapsamda, caddenin kuzeyindeki stoa, çeşitli mekanlar ve büyük kapılar gibi önemli yapılar ortaya çıkarıldı. Kazılar, kentin ulaşım ve şehir planlamasındaki kritik noktalarına ışık tutarken, aynı zamanda dönemin mimari ve sanatsal özelliklerini de gün yüzüne çıkardı.
Gelişen bulgular arasında en dikkat çekici olanı, Herakles Kapısı’nın kabartmalarıyla öne çıkmasıdır. M.S. 2. yüzyıla tarihlendirilen bu anıtsal kapı, üzerinde Herakles’in On İki İşi’ni tasvir eden kabartmaları ve Athena, Zeus gibi tanrıların figürlerinin yer aldığı kasetleriyle ziyaretçileri adeta geçmişe taşıyor. Bu kabartmaların, zaman içinde yeniden kullanıldığını gösteren detaylar ise, antik yapıların sürdürülebilirlik ve malzeme devşirme geleneklerine işaret ediyor. Ayrıca, kapının mimari düzenine ve sanat anlayışına dair önemli ipuçları sunan bu eserler, dönemin sanat ve kültür anlayışını anlamamıza yardımcı oluyor.
İkinci bir önemli gelişme ise, M.S. 5. yüzyılın başlarında gerçekleşen kent düzenlemesidir. Bu dönemde, Side’nin kuzey kesiminde bulunan geniş alan Piskoposluk Sarayı’nın parçası haline getirilerek, kente giriş yollarında ve cadde üzerinde yenileme çalışmalarına gidildi. Böylece, caddenin doğu ve batı girişleri yeniden düzenlenerek, geometrik ve estetik açıdan günümüz kent planlarına uygun biçimde güçlendirildi. Bu düzenlemelerle birlikte, Side’nin antik kent planında önemli bir yol güzergâhı haline gelen bu cadde, sadece ulaşım değil; aynı zamanda gösterişli ve anıtsal yapılarla bezeli bir kent aksına dönüştü. Kazılardan elde edilen bulgular, kentin sürekli ve katmanlı değişiminin izlerini bir arada görmemize imkan tanıyor. Bakanlık yetkilileri, gerçekleştirdikleri bu çalışmaların, Side’nin zengin tarihini hem koruma hem de gelecek nesillere aktarma açısından büyük öneme sahip olduğunu vurguluyor. Bu çalışmalar, aynı zamanda antik kentin kültürel mirasının korunmasında önemli bir kilometre taşı olmayı sürdürüyor.
